Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
perçinletmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Perçinleme işini yaptırmak


perçinleyebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Perçinleyebilmek işi


perçinleyebilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Perçinleme ihtimali veya imkânı bulunmak

Örnek:

1. Zamanı geldiğinde birini ötekine karşı koruyup kollayarak kendi iktidarını perçinleyebileceğini çoktan keşfetmiş bulunuyordu.

1. Zamanı geldiğinde birini ötekine karşı koruyup kollayarak kendi iktidarını perçinleyebileceğini çoktan keşfetmiş bulunuyordu.


perçinleyiş
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Perçinleme işi


perçinli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Perçin yapılarak sağlamlaştırılmış


perçinsiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Perçin yapılmamış olan


perdah
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Parlatma, parlaklık verme

2. Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılan ikinci tıraş


Lisan : Farsça perdāḫt

perdah çekmek
Anlamı:

1. sakalı bir daha ve kıl çıkışının ters yönünde olmak üzere tıraş etmek


perdah vurmak (veya etmek)
Anlamı:

1. parlatmak


perdahçı
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bazı parlatıcı maddelerle cila yapan kimse

2. argo , argo , argo , argo , Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışan kimse


perdahçılık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Perdahçının işi


perdahlama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Perdahlamak işi


perdahlamak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Aprelemek

2. argo , argo , argo , argo , Birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak

3. argo , argo , argo , argo , Sövmek, küfretmek


perdahlanma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Perdahlanmak işi


perdahlanmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Parlatılmak


perdahlı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Parlatılmış, perdah edilmiş


perdahsız
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Parlatılmamış, perdahı olmayan


perde

İlgili Kelimeler:

perde arkası, perde ayaklılar, perde duvar, perde perde, perdesi sıyrık, perdesi yırtık, ayak perde, beyaz perde, demir perde, Demirperde, pes perde, tahta perde, üst perdeden, bölme perdesi, burun perdesi, esrar perdesi, kapı perdesi, kesel perdesi, segâh perdesi, ses perdesi, sinema perdesi, sis perdesi, şerit perde

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü

Örnek:

1. Durmadan pencere kapatıyor, perde çekiyorum.

1. Durmadan pencere kapatıyor, perde çekiyorum.

2. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey

Örnek:

1. Sinema perdesi. Karagöz perdesi.

1. Sinema perdesi. Karagöz perdesi.

3. İki yeri birbirinden ayıran bölme

4. Seste pes perde

Örnek:

1. Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı.

1. Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeye başladı.

5. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Doğruyu görmeye engel olan şey

Örnek:

1. Bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi.

1. Bu sözü duyunca gözlerimdeki perde kalkıverdi.

6. hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar

7. müzik , müzik , müzik , müzik , Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi

8. müzik , müzik , müzik , müzik , Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer

9. tıp , tıp , tıp , tıp , Katarakt

Örnek:

1. Gözlerine perde inmiş.

1. Gözlerine perde inmiş.

10. tiyatro , tiyatro , tiyatro , tiyatro , Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri

Örnek:

1. Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti.

1. Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti.


Lisan : Farsça perde

perde arkası
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Bir şeyin görünürde olmayan gizli yanı

Örnek:

1. Bir gün gelecek, işlerin aslını, perde arkasını bilenler...

1. Bir gün gelecek, işlerin aslını, perde arkasını bilenler...


perde arkasında
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Perde arkasından


perde arkasından
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Olayı yönetenin kendisi olduğunu belli etmeyerek, gizliden gizliye, perde arkasında


perde ayaklılar
Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Kaz, ördek, martı gibi suda yüzen ve parmakları arasında perde bulunan kuşlar takımı


perde çekmek
Anlamı:

1. bir şeyin önüne perde germek

2. gizlemek, örtmek


perde duvar
Anlamı:

1. isim , isim , mimarlık , mimarlık , isim , isim , mimarlık , mimarlık , Yapıda statik ve dinamik yüklere karşı direnç sağlamak üzere kolonların devamı olan duvarlarda duvar yerine konulan, özel beton duvar


perde inmek
Anlamı:

1. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , gözde katarakt olmak

2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , gizlemek, örtmek

3. bir tiyatro oyunu bitmek